Neden Az Tahıllı ve Hipoalerjenik Mama?

Merhaba, az tahıllı ve hipoalerjenik terimleri ne anlama geliyor? Biliyor musunuz?

Öncelikle low grain yani az tahıllı dediğimizde sevimli dostlarımız için özel olarak geliştirilmiş doğala en yakın beslenme seçeneği olduğunu anlamalıyız. Düşük tahıl oranı ve daha yüksek oranda protein kaynağı içerir.

Hiypoalerjenik ifadesine gelince, daha az alerjen risk faktörleri içeren bunun için özel olarak geliştirilmiş mamaları kast ediyoruz. Bu alerjen maddelerden bahsetmek gerekirse; süt, sığır eti, tane yemler, buğday, soya, patates, kimyasal aromalar, renklendiriciler ve yapay tatlandırıcılar gibi gibi. Bu türlü gıdalar hayvan dostlarımız için alerjen risk faktörü oluşturmaktadır.

Konuyu baştan ele almamız gereklidir.

Çeşitli gıdalara ve uygulanan eliminasyon diyetlerine karşı olumsuz reaksiyonlar sevimli dostlarımızda çoğunlukla sağlık problemleri şeklinde görebiliriz. Bunlar gıda hassasiyeti, alerjiler ve diğer nedenlerle sıkça karıştırılmakta ve bunların ayırt edilmesi de zor olmaktadır.

Bu gıda duyarlılıkları bağışıklık sistemi yanıtı ve dış etkenler olarak 2 alt gruba ayrılır. Bağışıklık sistemi yanıtı olarak gerçek gıda alerjileri ve anakfilaksileri, dış etkenler olarak gıda intoleransı, gıda zehirlenmesi ve diyet kararsızlığını sayabiliriz.

Peki bu alerjen durumlar hayvan dostlarımızda nasıl ortaya çıkar?

Sevimli dostlarımızın tükettikleri bu nevi gıdalara karşı birtakım alerjik reaksiyonlar meydana gelebilir. Bu alerjik reaksiyonlar cilt rahatsızlığına veya sindirim bozukluklarına neden olabilir. Onların böyle bir duruma düşmesini hiç istemeyiz değil mi?

Böyle durumlarda Hipoalerjenik diyet, dostlarımızın gıdaya olan duyarlılığını teşhis etmek ve gerekli önlemleri almak için kullanılan bir yöntemdir.

Peki bu durumun sebebi nedir? Birçok boya ve yem katkı maddelerinin alerjiye neden oldukları düşünülse de alerjen yapan gerçek sebepler moleküler ağırlıkları 10-70 kDa olan glikoproteinlerdir. Glikoproteini kısaca tarif etmek gerekirse en basit haliyle şeker ve aminoasitlerden oluşmuş organik moleküllerdir.

Kedi ve köpek dostlarımızda alerjileri önlemek amacıyla mama formülasyonlarında protein türü olarak hidrolize proteinler kullanılmaktadır. Hidrolize proteinler, peptit ve amino asitlere parçalanmış hidrolize olmuş ürünlerdir. Hidrolize proteinler, uzun süre kaynatma, enzimlerin etkinliklerinden faydalanarak veya güçlü asit veya baz ile muamele sonucu elde edilirler.

Hipoalerjenik diyet, dostlarımızın gıdaya olan duyarlılığını teşhis etmek ve gerekli önlemleri almamız için kullanılan bir yöntemdir.

Sevimli dostlarımızda gıdaya bağlı alerjiler çoğunlukla sindirim sistemi problemleri bunlarda ishal, kusma gibi belirtilerle veya kaşıntılı deri lezyonları ve yaralar şeklinde kendini gösterir.

Alerjik problemleri genelde mevcut diyetin, diğer alternatif diyetlerle değiştirilmesi ile ortadan kaldırabiliriz. Mamaların içerdiği işlem görmemiş yani hidrolize olmayan proteinler genelde alerjik neden olarak kabul edilir. Süt, sığır eti ve tane yemler genelde alerjen olarak kabul edilirken, buğday, soya, tavuk eti, yumurta gibi gıdalar da alerjik etkili gıdalardır. Ancak her ırkta ve türde alerji meydana gelmeyebilir.

Peki gıda hassasiyetinin varlığını nasıl anlayabiliriz?

Sevimli dostumuzda gıda hassasiyetinin varlığını, mama yemeyi reddetmesi, yedikten sonra kusması, zamanla cildinde, derisinde çeşitli yaraların oluşması şeklinde görebiliriz. Bunları ya bir veteriner hekime danışarak ki bu size sevimli dostumuzun sağlığı açısından önerebileceğim ilk ve en önemli yoldur veya alerjiye neden olan maddenin ne olduğuna odaklanarak sevimli dostumuzu neyin rahatsız ettiğini veteriner hekim kontrolünde çeşitli denemeler yaparak bulmanız gerekmektedir.

Bu konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse;

Kedi dostumuzun buğday ve buğday ürünlerine karşı alerjisi olduğunu kabul edelim. Birçok mama marka ve çeşitlerini denemiş olmamıza rağmen sorunumuzun çözülmediğini ve hala devam ettiğini düşünelim. Çünkü kullandığımız mamalar buğday ve buğday ürünleri içerdiğinden sevimli dostumuzun alerjisine karşı çözüm ne yazık ki olmayacaktır. Sorunun çözülmemesinden dolayı bazı durumlarda derinin aşırı kaşınması tetiklenir. Bunun sonucunda kaşınan bölgelerde ciddi anlamda tahriş, yara, tüy dökülmeleri gözlenir. Bu bölgeler kaşıma esnasında derinin pet tarafından dişlenerek daha da büyük yaralar oluşturmasına sebep olabilir.

Yukarıda örnek olarak verdiğimiz vakada geçen alerji belirtileri dışında bazen de alerjiler sindirim sisteminde kusma, ishal vb. gibi belirtilerle de ortaya çıkabilmektedir.

Veteriner hekime danıştığımızda ise birtakım kontroller yaparak belirli bir sonuca varacaktır. Fakat bir olasılık olarak da sevimli dostumuza ne tür bir mama verdiğimizi, mamanın kaynağını ve içeriğini soracaktır. Mama içeriğinden dolayı alerjik reaksiyon olup olmadığını da olasılıklar arasına koyarak başka bir mama vermemizi, örneğin; genelde tavuklu mamaların alerjik olduğu bilgisi yaygın olduğundan tavuklu mama veriyorsak bunun yerine kuzu veya sığır etli veya balıklı mama kullanmamızı sırasıyla önerecektir. Dolayısıyla hemen ilk akla gelen genelde hayvansal kökenli alerjenler olacaktır. Bu doğal bir durumdur. Fakat her mama değişiminde sebepler ortadan kalkmamış ve sevimli dostumuzun sağlığında herhangi bir düzelme olmadığını göreceğiz. Çünkü verdiğimiz mamaların içerisinde asıl alerjik etki yapan madde bitkisel kökenli olduğundan, hayvansal kökenli olan alerjenler bizim sonuca ulaşmamız konusunda yardımcı olamayacaklardır.

Dolayısıyla sevimli dostumuzun alerjiye sebep olan etkenin hayvansal kökenli değil, bitkisel kökenli bir alerjen olabileceği gerçeği doğmuş olacaktır. Kullandığımız mamaların içeriklerini kontrol ettiğimizde bitkisel kökenli alerjen olabilecek sebeplere bulmamız gerekecektir. En sonunda da bitkisel kökenli alerjenleri tek tek araştırmamız sırasında buğday ve buğday ürünleri bizim karşımıza çıkacak ve bu alerjenik madde içermeyen bir mama kullandığımızda sevimli dostumuzun cildinde varsa yaraların zamanla iyileştiğini, sindirim sistemi rahatsızlıklarının bittiğini ve iştahının tekrar eski haline geldiğini ve alerjiye neden olan tüm semptomların yok olduğunu göreceğiz.

Bizde sevimli dostlarımızın sağlıklarını düşünerek ürünlerimizde alerjen olmayan hammaddeler kullanarak ve bu konuda ürün yelpazesi oluşturarak, onların hayatları boyunca sağlıklarını koruyacak şekilde üretimler yapmayı amaç ediniyoruz.

Bunları biliyor musunuz?

Yavru Kedilerin Beslenmesi

Merhaba, yavru kedilerimiz ve anneleri doğumun ilk zamanlarında ve ...Devamını Oku >

Kedilerde Taurin Eksikliği

Merhaba, normalde etobur olan kedi, doğal et ve balık ...Devamını Oku >

Kedi Ve Köpeklerin Yaş Mamaya İhtiyaçları Var mı?

Merhaba, önceki yıllarda yaş mama ile beslenmenin sevimli dostlarımız için ...Devamını Oku >

2022-04-21T00:44:03+03:00
Go to Top